Afganistan’da riskler


Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlamak, sürekli diplomatik ilişkiler ve Afganistan’da güvenlik politikalarına dahil olmak anlamına geliyor. Afganistan gerçeklerinde “güvenliğin sağlanması” terimi, “kontrol” kelimesine eş değerdir. İçerideki dengeleri düzenlemede etkin olamazsak -ki olmamız bu şartlarda oldukça zor- o vakit önemli risklerle karşılaşabiliriz.

Havalimanın güvenliği için 500 askerimiz Kabil’de kalmaya devam edecek. Havalimanının güvenliğinden sorumlu olan ülke rolünü otomatik olarak artırıyor. Ankara, Amerika sonrası Afganistan’ın merkez noktasında konumunu güçlendiriyor. Ancak, bu süreç stratejik açıdan, Afganistan’daki silahlı radikal grupların ve istihbarat kurumlarının bölgesel hırslarının zapt edilmesini de gerektiren bir meydan okumaya dönüşebilir. Söz konusu olan öncelikle Rusya’da yasaklı olan Taliban. Taliban gücünü büyük ölçüde Pakistan sınırından alıyor. Türkiye ile Pakistan müttefik. Ankara’nın İslamabad’ın Taliban’ı güçlendirmesini engelleyebileceğini düşünmek zor.

Taliban daha önce Amerikan güçlerinin çekilmesinden sonra yabancı askeri güçlerin varlığına izin vermeyeceğini ve Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlamanın Afganistan halkının görevi olduğunu söylemişti. Amerika’nın nihai çekilme kararını açıklamasının ardından hükümet güçleriyle Taliban arasındaki çatışmalar alevleniyor. Taliban son olarak Belh ve Bağlan vilayetlerinde dört ilçeyi kontrol altına aldı. Böylece kontrol alanını son iki ay içinde 30 bölgeyi içine alacak şekilde genişletti. Son olarak salı günü Afganistan’ın kuzeyinde Tacikistan sınırındaki en önemli sınır kapısının kontrolünü de ele geçirdi. Söz konusu sınır kapısı Orta Asya ile ekonomik ilişkilerde hayati bir eksende yer alıyor.

Afgan Cumhurbaşkanı Eşraf Gani, çekilmeden sonra da ABD’nin Afgan güvenlik güçlerine desteğini devam ettireceği yönünde teminat almanın peşindeyken, işgal güçleri için çalışan 18 bin Afganlının durumu belirsizliğini koruyor. Bunların kimi Taliban’ın intikam eylemlerinin hedefi olabilecekleri korkusuyla ABD’ye göçmen vizesi almayı umuyor.

Amerikalıların gidişi ile birlikte Afganistan etrafındaki aktörlerin aktifleşmesi tahmin edildiği gibi artıyor. Rusya, Çin, Hindistan, İran… Türkiye ise Afganistan’da en etkili ülkelerden biri. Batı için Afganistan sorununun çözüme kavuşturulmasının önemi hesaba katıldığında Ankara, Amerika sonrası Afganistan’ın merkez noktalarında konumunu güçlendiriyor. Türkiye’nin Afganistan’da olması sadece Afganistan ile sınırlı kalmayacak. Zira Ankara’nın Orta Asya ülkeleri ile doğrudan ilişkileri de Kabil’den geçiyor.

Türkiye’nin rolünün güçlenmesini ne Rusya ne de bölgenin diğer büyük oyuncuları istiyor. Diğer taraftan şu aşamada oldukça yakın Rus-Türk ilişkileri hesaba katıldığında Ankara’nın Kabil Havalimanı’nı kontrol etmesi ciddi bir sorun teşkil etmiyor. Ancak stratejik perspektif içinde önemli riskler barındırabilir.

Ve son bir not… ABD, “Sonsuz Özgürlük Operasyonu” adıyla girdiği Afganistan’dan, “Sonsuz savaşı bitirmenin zamanı geldi” diyerek çekilirken, dönemin ABD Dışişleri Bakanlığı Güney ve Orta Asya’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı Richard Boucher’in 2007’deki bir konuşmasına dikkat çekmek isterim: “Afganistan’daki amaçlarımızdan bir tanesi Afganistan’ı istikrara kavuşturmaktır, öyle ki, Güney ve Orta Asya arasında enerji kaynaklarının güneye doğru akmasını sağlayacak bir iletim ve dağıtım merkezi haline gelebilsin. Fikirler ve mallar kuzeye akabilsin…. Ve böylelikle Orta Asya ülkeleri Çin ve Rusya’nın muazzam güçleri arasında sıkışıp kalmasınlar…”

Afganistan Asya’nın kalbi. Ve Orta Asya ülkeleri çok büyük enerji kaynaklarına sahip. Oradaki doğal gaz dünya rezervinin yüzde 34’ü; petrol ise yüzde 27’sini teşkil ediyor. Ayrıca tatlı su ve yeraltı suları, çeşitli madenler ve demir bakımından da zengin. Çok miktarda pamuk yetiştiriliyor. Bütün bunlar Orta Asya’yı dünyanın kesinlikle en zengin bölgelerinden biri yapıyor.

Amerika, Rusya’yı güneyden kuşatan, Çin’in Kuşak-Yol Projesi’nin tam ortasında bulunan Orta Asya’nın kara köprüsü Afganistan’daki amaçlarından vazgeçmiş olabilir mi? Yeni “Büyük Oyun” nasıl kurulacak?

KAYNAĞI GÖR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*