CHP’den Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili açıklama


CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“YAZLIK SARAYI ŞEHİT YAKINLARI İÇİN TATİL MERKEZİ YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Marmaris’te inşa edilen yazlık sarayı hakkında konuşan Altay, “Erdoğan’ın imtihanı saraylar, bu da vatandaşın imtihanı; pazarda çöp toplayan annemiz, bu da Şanlıurfa toplum yararına çalışma projesi İŞKUR kuyruğu. Bu kadar insan evine bir ekmek getirmek için o sıcakta kuyrukta beklerken sen bu sarayda oturamazsın Erdoğan, buna Allah da iyi gözle bakmaz, kul da iyi gözle bakmaz. Bu hem israf, hem haram. CHP iktidarında, Millet İttifakı iktidarında bu yazlık sarayı yıkmayacağız. Bu yapıldı artık, devletin, milletin parasıyla yapıldı. Bunu ne yapacağız? Şehit yakınları ve gazilerimiz için rehabilitasyon merkezi, tatil merkezi yapacağız” dedi.

“VALLAHİ YALAN, BİLLAHİ YALAN”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın ‘pandemiyle mücadelede doğrudan destek olarak 150 milyar TL dağıttık’ sözlerini eleştiren Altay, şunları söyledi;

*Vallahi yalan, billahi yalan. Millete, esnafa, çiftçiye verdiği borcu, bankalar üzerinden verdiği borcu doğrudan destek olarak sayıyor. Bir aylık ek performans için hemşireye ödediği 15 lirayı, ambulans şoförüne ödediği 7 lirayı bile doğrudan destek sayıyor ve ama sadece ve sadece saraylara yapımında, inşaatında harcadığı para kaç lira, biliyor musunuz?

*13 milyar  416 milyon lira.  Pandemide doğrudan ödediği para da 14 milyar lira. Üç Mercedes otomobile 54 milyon TL ödeyen bir devlet başkanının vatandaşına ‘Allah’ım bizi yoklukla sınıyor’ demesi nasıl inandırıcı olabilir, bu nasıl bir kafadır, nasıl bir din bezirganlığıdır anlamakta zorlanıyoruz.

“AKP’LİLER AŞ YİYECEK MİLLET TAŞ YİYECEK”

*Milli Savunma Bakanlığı 3 bin 500 kişi alacak çeşitli kadrolarda, AK Parti Mamak İlçe Başkanlığı üyelerine bir mesaj çekmiş. ‘başvuru yapan adaylar başvuru formlarını’ ilçe sekreterimiz Pınar Hanıma gönderecek’ diyor. Ne demek bu ya, bu ne demek? AK Partili olursan devletten ekmek yiyeceksin, AK Partili olmazsan devletten taş yiyeceksin.

*Bu ayıp, bu ahlaksızlığın dik âlâsı, bu edepsizliğin önde gideni. Milli Savunma Bakanına da buradan sesleniyorum: Kardeşim, bu sınavları iptal et, ertele alımları. Millet taş yiyecek AK Partili olmayanlar, ama Erdoğan vallahi de billahi de sen de sandıkta hayatında yemediğin bir şamar yiyeceksin.

*Burada söylüyorum sana, ayıptır. Mamak İlçe Başkanının göndereceği listeye göre mi Milli Savunma Bakanlığına personel alacaksınız? Fütursuzluğun, arsızlığın bu kadarına sadece pes denilir, yuh denilir.

“PORSİYONLARI SİZ KÜÇÜLTÜN KARDEŞİM”

Türk parasının alım gücünün düşmesine vurgu yapan Altay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, ‘porsiyonlarımızı küçültelim’ açıklamasını da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

*2018 Türkiye için tek adam rejiminin miladıdır. 2018’de 10 liraya 9 ekmek alırken şimdi 10 liraya 5 ekmek alıyoruz. 2018 yılında 10 liraya 20 yumurta alıyorduk şimdi 10 liraya 13 yumurta alıyoruz. 5 ekmeğimizi çalanlar 7 yumurtamızı da çalmış. Millet ‘aç’ dedikçe tasarruf tedbirleri, acı reçeteler…

*Saygıdeğer hanımefendi de keşke bu açıklamayı yapmasaydı ‘Porsiyonları küçültün’ Siz küçültün kardeşim. Erdoğan simit hesabıyla siyasete girdi. Burada simit hesabı yapmıyorum. Çünkü simit hesabı yaparsam sokağa çıkacak yüzün kalmaz. Ama sen şu 2000 ya da 2001’de yaptığın simit hesabını bir daha bir yapıver ya. Çay, simitle asgari ücreti bir mukayese ediver de  ben seni bir göreyim.

“200 LİRAYLA 120 DOLAR ALIRKEN ŞİMDİ 23 DOLAR ALIYORUZ”

Eline 200 lira alarak Türk parasının dolar karşısındaki değer kaybını anlatan Altay, şunları söyledi;

*Üretici fiyat endeksine göre enflasyon yüzde 42.8. Bu stok enflasyon var demek. Bu ÜFE fiyatları önümüzdeki haftalarda, aylarda, TÜFE fiyatlarına yansıyacak. Memura, emekliye yüzde 8 veriyorsun gerçek enflasyon yüzde 17, üretici fiyatları 42. 200 lira en büyük banknotumuzdur.

*2002 yılında en büyük banknotumuzun karşılığı, AKP’nin kuruluş devrinde 120 dolardı. 2014 beyefendi Cumhurbaşkanı oldu, Türkiye için duraklama devri başladı.  200 doların karşılığı 93 dolara düştü. Yıl 2018 tek adam devri başladı en büyük banknotumuzun karşılığı 43 dolar buna gerileme devri diyoruz.

*Bugün 2021 bunun karşılığı 23 dolar yani kuruluşta bundan 120 dolar alırken şimdi 23 dolar alıyoruz. Erdoğan, bunun sebebi sensin, parayı pul eden sensin ve kendine saray yaptırmaya doymuyorsun.

“F 35’LER NEREDE?”

*Biz sormaya devam edeceğiz, kimse kusura bakmasın. 128 milyarı sormaya devam edeceğiz., F-35’lere verdiğimiz para ne oldu Erdoğan? F-35’ler ne oldu? Türkiye’nin hava savunma sistemi yok olmak üzere, devletin parasıyla gittin oraya ortak oldun, yanlış yaptın demem.

*Şimdi Türkiye’nin oradaki hak ve menfaatini korumaktan niye acizsin Erdoğan? S-400’e verdiğin bu kadar parayla S-400’leri sandıkta tutmak için mi verdin? Niye bu kadar acizsin, niye Rusya’yla Amerika’nın arasında Türkiye’yi ve kendini tost yapıyorsun Erdoğan? Bunları sormayalım mı?

*Bir şey daha soralım: 15 Temmuz yaklaşıyor. 15 Temmuz gazileri ve şehit yakınları için 309 milyon topladın. Nerede bu para? Beşiktaş saldırısında 52 milyon TL toplandı. Ne oldu bu para?

“NEREDE BU SAVCILAR?”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na 26. fezlekenin geldiğini hatırlatan Altay, şu ifadeleri kullandı;

*Genel Başkanımıza fezleke geldi. 26. fezlekemiz hayırlı olsun, hoş  geldi ve buradan 6 bin 500 savcıya sesleniyorum: Ey savcılar, ey unvanının başında “cumhuriyet” ibaresi olan savcılar, Sayın Genel Başkan Cumhurbaşkanına ‘yalancı’ dediği için fezleke yolluyorsunuz.

*Sayın Genel Başkan Erdoğan için dedi ki: ‘Yardım ve yataklık yaptın sen, yapıyorsun’ Kime? FETÖ’ye. Kime? PKK’ya. Kime? IŞİD’e. Ya bir tane savcı da dava açmıyor.  Yalan söylemek hakaret de terör örgütüne yardım ve yataklık yaptın demek hakaret değil mi kardeşim? Nerede bu savcılar? Devlet Bey de ‘kaldırın dokunulmazlıkları’ diyor. Devlet Bey, ‘kaldırmazsanız namertsiniz’ dedi Sayın Genel Başkanımız, Cumhur İttifakıyla birlikte Allah aşkına, şu Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığını bir kaldırın.

*Bir kaldırın da kokmuş da olsa, çürümüş de olsa o mahkemelerde bir hesaplaşalım, bir görüşelim. Kemal Kılıçdaroğlu iddialarının belgelerini tek tek ortaya bir koysun.

“SOYLU ERDOĞAN’A ULTİMATOM VERDİ”

“Şimdi Sayın Bahçeli, Erdoğan ile Süleyman Soylu arasındaki sosyal mesafeyi kapatmanın peşine düşmüş.” diyen Altay, “Erdoğan da İçişleri Bakanıyla arasındaki mesafeyi açık tutuyor, kapatmıyor. Sayın Bahçeli diyor ki; ‘Bu mesafe kapanacak. Süleyman Soylu yalnız değildir, devletin İçişleri Bakanı’dır” ifadelerini kullandı. Altan konuşmasına şöyle devam etti:

*Sayın Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan ile Süleyman Soylu arasındaki mesafenin kapanması için dün bir ültimatom vermiştir. Bunun adı ültimatomdur. Erdoğan’a verilen ültimatomdur.

*Daha önce İçişleri Bakanı 10 bin dolar alan siyasetçi, evinde para sayma makinesi bulunan İçişleri Bakanlarını hatırlatarak Erdoğan’ı üstü kapalı tehdit etmişti, şimdi sayın Bahçeli de Süleyman Soylu üzerinden Erdoğan’a ültimatom vermiştir. Bakalım göreceğiz.

*Bu basınç ve tehdide Erdoğan boyun eğecek mi eğmeyecek mi, teslim olacak mı olmayacak mı hep birlikte göreceğiz. Ama öyle görünüyor ki Süleyman Soylu, Cumhur İttifakı bakımından en büyük ortak bölendir ya da en küçük ortak katlayandır. Süleyman Soylu, Cumhur İttifakı tahterevallisinin omurgası olarak orada duruyor.

*Bakalım o tahterevalliden kim düşüyor, hep birlikte göreceğiz ama ben benim ülkemin Cumhurbaşkanının Amerikan başkanlarından ayar yemesinden, azar yemesinden, Amerikan başkanları tarafından ülkemin Cumhurbaşkanının mal varlığıyla tehdit edilmesinden nasıl rahatsız oluyorsam Cumhurbaşkanının bir siyasi partinin Genel Başkanı tarafından ültimatoma maruz bırakılmasından gene rahatsız olurum.

*O makam yüce bir makamdı, şimdi her geçen gün yüceliğini, kutsiyetini kaybeden bir makama dönüşüyor. Özetle Soylu Cumhurbaşkanını örtülü tehdit etmişti, Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanını daha açık, daha sert bir şekilde tehdit etmiştir.

“KARARI VERECEK OLAN MİLLET İTTİFAKI’DIR”

Açıklamasının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Altay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun “Cumhurbaşkanı adayımız Kılıçdaroğlu” açıklaması hatırlatılarak, cumhurbaşkanı adaylarının netleşip netleşmediği yönündeki soruya şu cevabı verdi:

“Her Cumhuriyet Halk Partili Genel Başkanını cumhurbaşkanı olarak görmek ister. Bu doğal ve doğru olandır. Ancak Genel Başkanımızın müteaddit defalar zikrettiği, söylediği gibi bu konuya Millet İttifakı karar verecektir. Bakın, Genel Başkanımız karar verecek demiyorum, Genel Başkanımızın cumhurbaşkanı adaylığına ya da bir başka adaya Millet İttifakı birlikte ortak olarak karar verecektir. Sayın Kuşoğlu’nun parti yöneticisi sıfatıyla Genel Başkanımızı cumhurbaşkanı olarak görmek istemesi ve ilan etmesi gayet doğaldır, ama kararı verecek olan tekrar söylüyorum, Millet İttifakıdır. Bu konuda partimizin, Sayın Genel Başkanımızın anlayışı budur.”

İlginizi Çekebilir'İşte Cumhurbaşkanımız' diyen vatandaşa Kılıçdaroğlu'ndan yanıt: 'Hele dur bakalım'‘İşte Cumhurbaşkanımız’ diyen vatandaşa Kılıçdaroğlu’ndan yanıt: ‘Hele dur bakalım’İlginizi ÇekebilirKılıçdaroğlu'ndan dikkat çeken iktidar mesajıKılıçdaroğlu’ndan dikkat çeken iktidar mesajı

KAYNAĞI GÖR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*