Şok atlatıldı da, piyasalar diken üstünde


FED 16 Haziran’daki Federal Açık Piyasa Komitesi’nde küresel piyasaları tam ters köşeye yatırdı. Faiz artırmadı ve varlık alımını azaltmayı kesinleştirmedi. Sadece faiz artırım tahminleri yoluyla niyetini belli etti.

Buna göre faiz artırımı öne çekilebilir ve daha hızlı bir artırıma gidilebilir. Tabii buna göre tahvil alımında azaltım programının öne çekilmesini gerekiyor.

Beklenmedik bu durum hem FED’e duyulan güveni sarstı, hem piyasalarda şok etkisi yarattı. Geçen hafta başlayan dalgalanma ise bu hafta yatışır gibi oldu.

İKNA ETMEYEN KONUŞMA

-Ama para politikasındaki tavır değişikliği henüz sindirilmiş değil. Dün FED Başkan Jerome Powell’ın Kongre’deki sunumu ve gelen sorulara verdiği yanıtlar gayet güvercin ve yatıştırmaya yönelik olmasına karşılık, piyasalar tarafından yeterince inandırıcı ve ikna edici bulunmadı.

“Sadece enflasyon artacak korkusuyla faizler konusunda adım atacak değiliz” diyen Powell “Ekonominin düştüğü durumdan toparlanması gerekiyor. Bu başladı ama hala yolumuz çok uzun” şeklinde konuştu.

ODAKTAKİ İSTİHDAM PİYASASI

Powell’ın faiz kararında en çok istihdam piyasasının durumuna bakacaklarını söylemesine karşılık, St. Louis Fed Başkanı James Bullard ise istihdam piyasasının ekonomik gidişi anlamak için çok doğru bir adres olmadığını savunuyor. Halen işine dönemeyenlerin sayısının 7.6 milyon olarak verildiğini, halbuki pandemi sırasında 2.6 milyon kişinin emekliye ayrıldığına işaret eden Bullard istihdam verilerine bakmanın artık yeterli olmayacağını belirtti. İstihdam piyasası yapısının pandemiyle değiştiğine, nitelikli eleman aranmaya başlandığına işaret eden Bullar bu durumun işe girişleri yavaşlattığını söylüyor.

İKİ GÖREVDE DE BAŞARISIZ MI?

-Powell’ın Kongre sunumundan sonra yapılan tartışmalar da daha çok istihdamdaki artış üzerinde yoğunlaştı. Artık piyasa FED’in istihdam konusundaki söylemini ve istihdam verilerini daha yakından izleyecek.

-Nedeni ise hem faiz artırım kararını istihdam piyasasının düzelmesine ve enflasyonun yüzde 5 gibi yüksek düzeylerde seyretmesine bağladığı için, hem de para politikasına duyulan güvensizlikten kaynaklanıyor.

-Anlaşılan istihdam verileri değiştikçe piyasa oyuncuları FED’in söylem ve tutum değişikliğine gideceğini hesaplıyor.

-Dahası para politikasında sert değişikliklere gitmesinden korkuyor. Bu nedenle piyasaların güvensiz ve diken üstünde bir bekleyişe geçtiği söylenebilir.

Son dönemde duyulan güvensizliği Kongre’de FED Başkanı Powell’a gelen bir soru net bir şekilde ortaya koydu: “FED olarak geçmişten beri hep iki ana göreviniz olduğunu söylüyorsunuz. Tam istihdam piyasasına ulaşmak ve fiyat istikrarını sağlamak. Şimdi ise insanlar işsiz, enflasyon da yükseliyor. Bundan sonrası nasıl olacak?”

Soru FED’in son dönem söylemlerindeki çelişkiyi de, kurum için çekişmeleri de yansıtıyor gibi.

POWELL’IN SÖYLEDİKLERİ

-Powell, Kongre sunumunda ve sorulara verdiği yanıtlarda özetle şunları söyledi:

-“Yüzde 5 enflasyon kabul edilebilir değil. Pandeminin yarattığı enflasyonun etkileri beklenenden büyük oldu.

-Gerçekte ne olduğunu görmek için bir miktar sabır gerek. Enflasyonu etkileyen unsurların zamanla azalacağını düşünüyorum.

-Pandemi bağlantılı enflasyon yükselişinin ne zaman sona ereceğini tahmin etmek güç.

-Enflasyonun geçiciliği öngörüsü konusunda kayda değer bir güvene sahibim.

-1970’ler benzeri enflasyon görmek çok ihtimal dışı.

-Açıklanan veriler enflasyonun zamanla azalacağı beklentisi ile uyumlu.

-Fed faiz artırımı için gerçek enflasyonu bekleyecek. Erken faiz artırmayacak. Enflasyonun çok yüksek olduğunu düşünerek faiz artırmayacağız.

-Tam istihdam sağlanana kadar faiz oranını arttırmak istemiyoruz. Önden yüklemeli bir faiz artışı olmayacak.

-Reel büyüme 10 yılların en hızlı seviyesinde.

-Artan işsizlik destekleri istihdam yaratılmasını azaltabilir. Geçici faktörler istihdam piyasasını baskılıyor.

-İstihdam artışı gelecek aylarda hızlanabilir. Sonbaharda büyük miktarlı istihdam yaratabiliriz.”

TL’YE SWAP DESTEĞİ

-Küresel piyasalar FED’in ters köşe yapmasını önemli ölçüde sındırdı gibi. Haftaya da iyi bir başlangıç yaptı. Risk iştahı yeniden geri geliyor.

-Bu çerçevede dolar hafifçe gerilerken, gelişmekte olan ülke paraları değer kazanıyor. TL de değer kazanan para birimleri arasında. Önceki gün dolar TL karşısında en yüksek 8.7968’e kadar çıkmışken, dün en düşük 8.6380’ü gördü. Günü 8.65 düzeyinde kapadı.

-11 Haziran’dan 21 Haziran’a kadar 10 günde TL’ye karşı yüzde 4.9 artan dolar, bir günde yüzde 1.8 değer kaybetti. TL 10 günde kaybettiğinin üçte birini bir günde geri aldı.

-Bunda etkili olan faktörü Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun bankacılarla görüşmesine ve 4 ülke merkez bankası ile swap görüşmeleri yaptıkları açıklamasına yoruyoruz. Şahap Kavcıoğlu süren görüşmelerle ilgili detay verirken “İkisi ile çok iyi noktaya geldik” dedi.

-Küresel hareket üzerine swap desteğinin gelmesi, kurun gerilemesi için yeterli neden.

KAYNAĞI GÖR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*