Borç vermenin sadakadan üstün olmasının hikmeti nedir? | www.corek-otu-yagi.com

 

İslâm dini fâizi şiddetle yasaklarken helâl kazanç yollarını göstermiş, darda kalmış kimselere de maddi-manevî her türlü yardımı teşvik ve tavsiye etmiştir.

Yardımlaşmanın bir şekli olan ve “Güzel ödünç” mânâsına gelen Karz-ı hasen pek hayırlı bir ameldir.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde:

“Eğer borçlu darlık içinde bulunuyorsa, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Eğer bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.” buyuruyor. (Bakara: 280)

Bir müminin ihtiyaçlı din kardeşine karşılıksız borç vermesi, borcunu zamanında ödeyememesi halinde ona yeni süre tanıması, hatta ödeyemeyeceğini hissettiği zaman ona bağışlaması imanın kemâlindendir.

Enes bin Mâlik -radiyallahu anh- den rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuştur:

“Miraca çıkarıldığım gece cennetin kapısı üzerinde ‘Sadaka karşılığında on misli sevap vardır. Ödünç paraya ise on sekiz misli sevap vardır.’ ifadesinin yazılı olduğunu gördüm.

Bunun üzerine Cebrâil’e:

‘Borç vermenin sadakadan üstün olmasının hikmeti nedir?’ diye sordum.

Cebrâil dedi ki:

‘Çünkü sadaka isteyen kişi bazen yanında bir şey bulunduğu halde dilenir. Fakat borç isteyen kimse, ancak ihtiyaçtan dolayı borçlanmak ister.” (İbn-i Mâce: 2431)

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh- den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyh ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Sizden önce yaşayanlardan bir tüccar vardı. Halka borç verirdi. Borçluları arasında fakir görürse hizmetçilerine ‘Onun borcundan vazgeçiverin, böylece Allah’ın da bizim günahlarımızdan vazgeçeceğini umarız.’ derdi. Allah da onun günahlarından vazgeçti.” (Buhârî. Sulh 10)

Şu kadar var ki, hayatî zaruretler olmadıkça borçlanılmamalıdır. Zirâ Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz borcu mekruh kılmıştır.

Namazlarında çok zaman “Allah’ım! Günahtan ve borçtan sana sığınırım.” diye duâ ederlerdi. “Yâ Resulellah! Sık sık borçtan Allah’a sığınıyorsunuz?” denildiğinde “İnsan borçlandığı takdirde, söyleyince yalan söyler. Söz verir de sözünde duramaz.” buyurmuşlardır. (Buhârî)

Umumiyetle borç kanaatsızlıktan doğmaktadır. Bugün meşru kazancı ile iktifâ etmeyip lüks ve israfa dalarak borçlananlar, ağır ve mesuliyetli bir yükün altına girmektedirler.

Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise borç ile küfrü eşit tutmuştur. (Nesâî)

Kul borcu ile ölmek ve huzur-u ilâhiye kul hakkı ile varmak, küfürden sonra en büyük günahtır.

Bunun içindir ki Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz mutadı olarak namazı kılınmak üzere bir cenaze getirildiğinde ölenin geçmiş hayatının hiçbir safhasını sormazlardı. Yalnız “Onun borcu var mıdır?” diye sorarlardı. Eğer “Borcu vardır.” denilirse kılmaktan vazgeçerler, “Borcu yoktur.” denilirse cenazenin namazını kılarlardı.

Bir müminin bütün borçlarını açık bir şekilde yazarak vasiyet etmesi son derece mühimdir.

Kul hakkı ile huzur-u ilâhîye giden, borcunu sevaplarından ödemek mecburiyetinde bırakılır.

Bir kimse vefât ettiğinde, vârisleri malının üçte birinden ilk olarak borçlarını ödemelidirler.

 

Neden Namaz Kılamıyorum?

Neden Namaz Kılamıyorum?

21 Eylül 2020 admin 0

Kulun kıyamet günü Allah (c.c) tarafından hesaba çekileceği ilk ameli namazıdır. Günde 5 vakit farz kılınan namaz ibadetini eda etmek isteyen kimseleri namaza teşvik edecek

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

18 Eylül 2020 admin 0

Tesettüre girdikten sonra kızlar kendini genellikle çirkin hisseder . Peki bunun sebebi nedir ? CEVABI ve ÇÖZÜMÜ Videoda… Birisi size şöyle derse; “Tesettür sana birçok

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*