Üç kişinin gözünü cehennem ateşi yakmaz | www.corek-otu-yagi.com

“Üç kişinin gözünü cehennem ateşi yakmaz: Allah yolunda kaybedilen göz, Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz, Allah korkusundan yaş akıtan göz.” [Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) (Ramuzul Ehadis)]

“İki göze ateşin erişmesi haram edildi: Allah’ın haşyetinden ağlıyan göz, İslam ve Müslümanları kafirlerden korumak için gözcülükte geceleyen göz.” [Ravi: Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) (Ramuzul Ehadis)]

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle söylediğini  işittim:

“İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz.” (Tirmizî, Fedâilu’l-Cihâd 7, (1632).

AÇIKLAMA:
Allah korkusuyla ağlamak, çoğu durumda Allah’ın emirlerine imtisal ve nehiylerinden kaçmanın sonucudur. Bu ise kullukta ileri bir mertebe demektir. Allah korkusuyla ağlamak bazan günahkârlığını idrâkten, içinde bulunduğu fenalıklardan rücû etmeye azmetmekten ileri gelir. Bu da ihlâsla yapılan bir tevbenin ifadesidir. Her iki durum da Erhamürrahimin olan Rab Teâla’nın mü’min kulunu bağışlayacağının alametidir. Resûlullah (asv) bunu müjdelemektedir.

“Allah yolunda uyanık sabahlayan göz” cümlesinde uyanık diye tercüme ettiğimiz kelimenin aslı olan “tehrusu” “korumak” kökünden gelir. Yani düşmanı gözetleyerek, nöbet  bekleyerek sabahlayan demektir.

Ancak hadis-i şeriflerde geçen “Allah yolunda”  tâbiriyle her seferinde “düşman karşısında silahlı cihad yapan”ı anlamak hatalıdır.

Çünkü, Resûlullah (asv)’ın hadislerinde cihadın tarifi yapılırken daha umumî  mânalara da  yer verilmiş, kişinin kendi nefsiyle yaptığı mücâdele de cihad mefhumuna dahil edilmiştir.

Öyle ise Allah rızasını güden her gayret bir nevi cihaddır. Bu sebeple şârihler “ilim yaparak”, “ibadet ederek”, “haccederek”, “savaşarak” uyanık geçirilen bütün gecelerin buraya dahil olduğunu belirtirler.

Ancak şunu da belirtmeliyiz ki fiilî savaş durumunda düşmana karşı din-i mübin-i İslâm ve Müslümanları, Müslüman vatanını korumak maksadıyla uyanık geçirilen geceler, hadisten öncelikle anlaşılması gereken mânâdır. Savaş zamanında bu hepsinden üstündür. Sulh zamanında da ilim için, ibâdet için uyanık geçirilecek geceler de niyete tabi olarak aynı ölçüde kıymetlidir.

Tîbî, “ağlayan göz” tâbiri ile, nefsine karşı cihad veren “âlim âbid”in kastedildiğini, çünkü âyet-i kerimede: “Allah’ın kulları arasında O’ndan korkan, ancak âlimlerdir.” buyurulduğunu (Fatır, 3528) belirtir ve der ki:

“Burada haşyet (korku) sadece âlimlere hasredilmekte, başkalarına  sirâyet ettirilmemektedir. Böylece  iki göz arasında, yani nefs ve şeytanla cihad edenin gözü ile küffarla cihad edenin gözü arasında bir nisbet ve ilgi hasıl olmuştur.”

(İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/33.)

Selam ve dua ile…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*