Allah Haramdan Kaçanı Korur | www.corek-otu-yagi.com

Allah Haramdan Kaçanı Korur | www.corek-otu-yagi.com

 

Ünlü Türk hükümdarı Timur’dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh (XV. y.yıl) babasının tersine ilime ve âlime çok değer veren, dindar, halim, selim bir kimseydi. Âlimlere hürmet eder ve onlarla oturup kalkmaktan zevk alırdı.

Şahruh’un çevresindeki Âlim kişilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi’nin dilinden düşürmediği bir mübarek söz vardı:

“Allah haramdan kaçanı korur” (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)

Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi.

Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi’yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi. Başta hükümdar ve Nimetullah Efendi olmak üzere davetliler sofraya oturdular. Sofrada baş yemek kızarmış bir kuzu çevirmesiydi. Herkes gibi Nimetullah Efendi de iştahla yiyor ve yedikçe de:

“Allah haramdan kaçanı korur” sözünü tekrarlayıp duruyordu. Hükümdar ve adamları da bıyık altından gülüyorlardı. Nihayet yemek bitti. Şahruh, Nimetullah Efendi’ye sordu:

– Hocam, Allah haramdan kaçan kulunu her zaman ve her durumda korur mu?

– Evet, korur, haramdan kaçana Allah haram nasip etmez.

– Ama hocam bugün seni korumadı, sen de bizimle birlikte haram yedin.

– Hayır, ben haram yemedim, haramı siz yediniz.

– Boşuna iddia etme hocam, sofrada yediğimiz kuzuyu benim adamlarım çalmıştı, hırsızlık malıydı o kuzu…

– “Olabilir, size haramdı, ama bana helaldi” dedi:

Hükümdar “lahavle…” çekti:

– Nasıl olur hocam, çalınmış bir kuzu bize haram, sana helal?

Nimetullah Efendi sözünü şöyle bağladı:

– Eğer inanmıyorsanız, kuzunun sahibini bulun sorun…

Bu söz üzerine hükümdarın adamları çaldıkları kuzunun gerçek sahibini buldular. Yaşlı bir kadındı kuzunun sahibi. Kuzuyu çaldıklarını, pişirip yediklerini itiraf ettiler ve parasını ödemek için de ne kadar çok istenirse, istenilen paranın verileceğini söylediler. Kadın parayı almayı reddetti ve kuzuyu da helâl etmeyeceğini söyledi ve şöyle devam etti:

“Ben o kuzuyu parası için değil, bu havalide Nimetullah Efendi diye mübarek bir zat varmış, hem onu ziyaret etmek hem de kuzuyu ona ikram etmek için yetiştiriyordum,” diye açıklamada bulundu.

Bunu duyan hükümdarın adamları kuzuyu Nimetullah Efendi ile beraber yediklerini ve şu anda da Nimetullah Efendinin hükümdarın yanında ve sarayda olduğunu söylediler. Olup biteni de yaşlı kadına tatlı bir dil ve güzel bir edâ ile anlattılar.

Yaşlı kadın görmek istediği fakat bugüne kadar ziyaretine gidemediği Nimetullah Efendiyi böyle bir vesileyle görmüş oldu.

Kuzunun da Nimetullah Efendiye hükümdarın sarayında ve onun sofrasında ikram edilmiş olmasının hikmetini düşündü. Yaşlı kadın sevinç içinde Allah’a hamd ve şükürde bulundu.

Böyle bir mesele ve olaydan yaşlı kadın, Nimetullah Efendi, hükümdar ve hükümdarın adamları memmun olarak birbirleriyle helâlleştiler ve mutlu sona erdiler!..

(Ey Rabbimiz! Bizlerin de mutlu sona ermemizi nasip eyle! Âmin…)

 

 

 

Neden Namaz Kılamıyorum?

Neden Namaz Kılamıyorum?

21 Eylül 2020 admin 0

Kulun kıyamet günü Allah (c.c) tarafından hesaba çekileceği ilk ameli namazıdır. Günde 5 vakit farz kılınan namaz ibadetini eda etmek isteyen kimseleri namaza teşvik edecek

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

18 Eylül 2020 admin 0

Tesettüre girdikten sonra kızlar kendini genellikle çirkin hisseder . Peki bunun sebebi nedir ? CEVABI ve ÇÖZÜMÜ Videoda… Birisi size şöyle derse; “Tesettür sana birçok

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*