Hanımlar İçin Üniversitede Bir İz Bırakmanın 8 Yolu | www.corek-otu-yagi.com

 

 

Bismillahirrahmanirrahim;

“Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.” (Yâsîn Suresi; 12. Ayeti Meali)

İnsan; bakışıyla, bakmayışıyla, konuşmasıyla veya susmasıyla, yolda yürüyüşüyle, mimikleriyle, kısacası yaptığı her işle dünyada izler bırakır. Bizden başkalarına ve onlardan da sonrakilere intikal eden davranışlarımızla sandığımızdan çok daha fazla iz bırakırız. Her insan bir reklam panosudur aslında. Yaptığımız her işin reklamını da yaparız. Bu yüzden hal dili sözlerden daha tesirlidir. Yolda Allah’ın emrettiği tesettürüyle yürürken yaptığımızın cihad olması bu yüzdendir. Çoğumuz babaannelerimizi namaz kılışlarıyla hatırlar. Başka hiçbir şey yapmamış olsa bile biz fark etmeden babaannemiz bizde ‘namaz’ izi bırakmıştır. Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) unutulan bir sünnetini yerine getirmenin çok büyük sevap olması bu yüzdendir. O sünnet bizimle kalmayıp bizi görenlerle yayılacaktır çünkü. Ashabın dilini bile bilmedikleri beldelerdeki insanların hidayetine vesile olmaları bu yüzdendir. İnsanlarla etkileşim halinde olduğumuz her alanda izler bırakırız. Bu mekanlardan biri olan ‘üniversiteler’de de nasıl bir şahsiyet sergileyeceğimiz imanımızla ilgili bir meseledir. İyi işler yapmak zorundayız. Yaptığımız işlerle iz bırakmak zorundayız. O zaman öldükten sonra da yaşayanlardan olabiliriz Allah’ın izniyle.. İşte Müslüman bir hanımın üniversitede bırakabileceği 8 iz;

 

 

1.  Şahsiyet

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur;

“Sakın, ‘Eğer herkes iyilik yaparsa ben de yaparım, herkes kötülük yaparsa ben de yaparım’ diyen immeacılardan olmayın.” (Tirmizi, Sünen 7/290, hadis no 1930, Tahavi, Müşkil-ül asar 13/333, hadis no 5345).

İbn-i Mesud (radıyallahu anh) “İmmea”yı açıklarken “Rüzgara göre akan adam” demiştir (Haraiti, İ’tilal-ül kulub 1/399). Yani ‘immea’ olan insan herkes yapıyor diye herkesin yaptığını yapandır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ise bizlere bunun tersini yani şahsiyetli müminler olmamızı tavsiye ediyor. Şahsiyetimiz mü’min şahsiyetidir. Aldığımız her nefes Allah içindir. Böyleyken sırf herkes takdir ediyor diye takdir etmek, herkes seviyor diye sevmek, herkes kınıyor diye kınamak, kimse ilgilenmiyor ki diye boşvermek bir Müslümana nasıl yakışabilir? Üniversite gibi bir ortamda en çok ihtiyacımız olan özellik budur. Herkesin gençlik hevesatlarıyla adeta kör olduğu bir yerde İslam’ın izzetiyle yürüyebilmek ve herkesin istediğini değil Allah’ın istediğini yapabilmektir.

 

2. İffet ve Tesettür

Tesettür değerli olanı korumak için vardır. Üniversite hayatımda tesettürün ne kadar faydasını gördüğümü anlatamam. Öğretim üyelerinin bile sıradan öğrencilere saçma şakalar yapabilirken tesettürüm sayesinde bana ‘siz’ diye hitap edip saygı gösterdiğini, dar bir koridorda geçerken erkeklerin kenara çekildiğini, normalde çok laubali olabilecek bir ortamda bulunduğumda herkesin ciddiyetini koruduğunu, yanımda sigara içilmediğini ve benzeri şeyleri o kadar çok gördüm ki… Tesettür vesilesiyle Allah incinebilecek kalbimi koruyordu. Benim uyarı yapmama gerek kalmadan ortam kendiliğinden değişiveriyordu ve ben de Allah’ın üzerime farz kıldığı tesettürün izzetiyle yürüyordum. Üstelik tebliğ ve irşad vazifeleri için büyük bir vesile oluyordu. Beni gören kardeşler gelip sorular soruyordu. Dış kıyafet ve omuzlardan aşağı inen bir örtüyle sağlanan tesettürle ve hanımın süsü olan iffetle üniversite hayatında Allah’ın sizinle beraber olduğunu hissedersiniz ve kendinizden sonrakilere tesettürün izzetiyle yürümeyi miras bırakırsınız.

3. Arkadaş Seçimi

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” (Ebu Davud, Edeb, 19, Tirmizi, Zühd, 45) buyurmuştur. Üniversite yılları kişinin şahsiyetinin oturduğu ve ben şu şu özelliklere sahip bir bireyim dediği zamanlardır. Namaz ehli olmayan dostlarla namazlar kaçırılmaya başlar, haram helal hassasiyeti olmayanlarla karışık kafelerde buluşulur… Oysa arkadaş arkadaşın dinine, takvasına yardımcı olanlardan seçilmelidir. Siz onun hidayetine vesile olmaya çalışırken o sizi aşağıya çekmemeli. Uçaklarda bile oksijen maskesi önce annenin kendisine takması, sonra çocuğuna takması tavsiye edilir. Kişi kendisi ayakta duramadığı sürece başkasına da yardımı dokunamaz. Bir kimse bizim ona fayda verdiğimizden çok bize zarar veriyorsa ondan selamı kesmeyiz, ancak birinci derecede dostumuz da kabul etmeyiz. Hayırlı arkadaşlar seçerek, kendi aramızda helal dairemizi oluşturarak, bu ortama başkalarını da çekebiliriz. Arkadaşlıklarımızın dünyadaki cennetimiz ve ahiretteki cennet vesilemiz olması bizim elimizdedir.

 

4. Ortak Alanlar

“Kıyâmet günü, mü’minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah Teâla Hazretleri, çirkin düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder.” [Tirmizî, Birr 62, (2003, 2004); Ebu Dâvud, Edeb 8, (4799)]

Bir kişinin ahlakı önce onun en yakınındakilere sorulur. Ancak yemekhane, yurt, laboratuvar, öğrenci evi gibi ortak alanlarda temizliğimize, düzenimize dikkat ederek mümin profilini oluşturmuş oluruz. Arkamızda iyi bir iz bırakabilmek istiyorsak öncelikle insanlara zarar vermemeliyiz. Öyle olmalı ki laboratuvarı/atölyeyi temizlemek görevi size ait olduğu gün, orayı bir müminin temizlediği belli olmalı. Yurtlarda kendi aramızda oluşturduğumuz düzene en çok dikkat eden biz olmalıyız. Mesela temizlik günü ve ertesi gün sınav var. Sınav notu sizinle ilgili bir görevdir ancak odanın temizlik ve düzeni başkalarını da ilgilendiriyor. Müminin öncelikle başkalarının hakkına saygı duyarak temizliği yapması gerekir. Aksi halde insanların hakkınızda oluşturduğunuz profil İslam’ı tebliğ ve irşadınıza engel olacaktır. Yıllar sonra tesettürü düzgün ancak çok dağınık olarak insanların aklında iz bırakmak ister misiniz?

5. Topluluklar

İnsan sosyal bir varlıktır. “Bireyselleşmiş, evine, vakfına kapanmış bir Müslüman vasıfsız Müslümandır, o ümmeti düşünen Müslüman değildir.” diyor Nureddin Yıldız, Yoldaki Notlar kitabında. Gerek vakıflar, dernekler, mescit, cami gibi alanlar gerek okuldaki kulüpler, grup çalışmaları gibi topluluklarla olan iletişiminiz elzemdir. Üniversitede katıldığınız topluluktaki insanların ahlaken belli bir düzeyde olmasına dikkat etmeniz sizin incinmemeniz adına çok faydalı olacaktır. Bu noktada saygıdan çok laubali iletişim tarzını benimsemiş topluluklardan uzak durmanızı tavsiye ederim. Aynı zamanda o topluluğun gerçekten bir şeyler ürettiğine emin olun. Üniversite hayatımda sürekli kahvaltılar, toplantılar düzenleyip hiçbir şey üretmeyen, güya Allah rızası için toplanıp da toplantıları kız-erkek ayrı düzenlemeyi bile akıl edemeyen birçok topluluk olduğunu gördüm. Haramlardan uzak durmak noktasında en başta onlara yaklaşmamak hedef alınmalıdır. Okul dışındaki vakıf ve cemaatler konusunda ise kendi kalbinize hitap eden yerler bulana kadar olabildiğince fazlasını tanımanızı tavsiye ederim. Uzun bir arayıştan sonra tam olarak kalbinize uygun bir yer bulamasanız da, topluluğun bereketinden faydalanmak adına iyi olanı alıp yanlış olandan uzak durarak cemaat ve vakıf gibi yerlerden istifade edebilirsiniz. Böylece gelecekte yapacağınız çalışmalar için gerekli altyapı ve çevreyi oluşturur ve pek çok deneyim kazanırsınız.

6. Dersler

“Mümin sadece namazda Rabbi’nin huzurunda değildir. Var mı Allah’ın gözünden uzak durabildiğimiz bir yer? Var mı meleklerin sağımızda/solumuzda bizi takip etmediği zaman? Mümin, kaliteli insandır. Namazında da kalitelidir. Yemek yiyişinde de kalitelidir. Yürüyüşünde de kalitelidir.” (Nureddin Yıldız, Mümin Kalitesi)

Mümin kaliteli bir insan ise öğrenmeyi iş edinmiş öğrenci müminin kalitesinin ortaya çıkacağı ilk yer dersleri olmalıdır. İnsanlar kendilerinden daha başarılı olanları örnek alma eğilimindedir. Mümin öğrenci, yüksek notlar aldıktan sonra haramlardan uzak durduğu ve beş vakit mescide gittiği görüldüğünde belki de İslam’ı başka hiçbir şekilde yapamayacağı kadar iyi tebliğ ediyor demektir. Bu açıdan bakıldığında ders notunu dünyalık bir menfaatten öte Allah rızasını kazanma vesilesine dönüştürebiliriz.

7. Emri Bil Maruf Nehyi Anil Münker

“Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisanıyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Bu kadarı imanın en zayıf mertebesidir.” [Melâhim 17, (4340); Müslim, İman 78 (49); Tirmizî, Fiten 11 (2173); Nesâî, 17 (8, 111)]

Bir hanım için emri bil maruf nehyi anil münker üniversite ortamında oldukça zor bir konudur. Namaz kılanların çok ama çok az olduğu bir üniversitede okudum ve emri bil maruf nehyi anil münker için uygun yollar çok aradım. Bu yollardan bir tanesi, kimse sınıfta yokken oldukça dikkat çekici ve üzerinde ayetler, arkasında ise açıklamaları olan broşürleri sıralara bırakmaktı. İnsanların sinirli bir şekilde broşürleri çöpe atıklarını ve bazılarının ise almak istedikleri halde alıp çantalarına koymaya bile çekindiklerini gördüm. Sakın bunlar sizi yıldırmasın. İnsanlar sizi sonuçlara göre değerlendirir ancak Allah çabanızı görmektedir ve inşaAllah razı olacaktır da. Yeni yollar aramaktan vazgeçmeyin. Sizi tanıyanlara karşı sıcak, samimi ve kolay kaynaşılır bir insan olursanız bu işinizi çok kolaylaştıracaktır Allah’ın izniyle. Keşfettiğim en iyi yollarda bir tanesi şuydu: Bir parkta ya da yemekhanede otururken sevgilisi olduğunu anladığım bir tesettürlü kardeşimi görürsem hemen ona bir mektup yazıp yanındaki erkeğin beni görmeyeceği şekilde yaklaşarak mektubu gözlerinin içine bakarak verip oradan uzaklaşıyordum. Mektupta onun ne kadar değerli olduğundan bahsediyor hadis ve ayetler veya alimlerden sözler yazıyordum. Yazma kabiliyetiniz varsa bu yolu tavsiye ederim.

8. Niyet ve Hayaller

Kimi insan Allah yolunda çok büyük işler başarmak ister ve Allah ona bunu nasip eder. Kimi insan ise yine çok büyük işler başarmak ister fakat Allah onun önüne bazı engeller koyarak bunu ona nasip etmez ancak insan dirildiğinde niyetiyle dirilir. Nihayetinde yaptığımız ameller de Allah’ın bizim üzerimize nimetidir. Allah ise kimi zaman kuluna amel nasip eder ve kendinden mi bilecek yoksa benden mi bilecek diye imtihan eder kimi zaman ise amel nasip etmez ve sıkıntılara sabretmesini hakkında hayır olarak yazar. Bizim gördüğümüz işlerin arkasında nice hikmetler vardır ancak niyeti hayır olan hayalleri büyük olan o büyüklüğe göre ecir kazanır. Allah hepimize hayırlı niyetler ve hayır üzere hayaller nasip etsin.

Neden Namaz Kılamıyorum?

Neden Namaz Kılamıyorum?

21 Eylül 2020 admin 0

Kulun kıyamet günü Allah (c.c) tarafından hesaba çekileceği ilk ameli namazıdır. Günde 5 vakit farz kılınan namaz ibadetini eda etmek isteyen kimseleri namaza teşvik edecek

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

18 Eylül 2020 admin 0

Tesettüre girdikten sonra kızlar kendini genellikle çirkin hisseder . Peki bunun sebebi nedir ? CEVABI ve ÇÖZÜMÜ Videoda… Birisi size şöyle derse; “Tesettür sana birçok

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*