İmam-ı Azam Ebu Hanife (ra) Hazretlerinin Ateistlerle Münazarası | www.corek-otu-yagi.com

 

“Bir”den Önce Kaç Var?
Rum asıllı bir ateist, ulema ile münazara eder ve Hammad hariç hepsini susturur. Ona karşı kimse yeterli malumatı ortaya koyamaz. İmam-ı Azam o tarih çocuktur. Hammad ateistin aynı şekilde Ebu Hanife’yi de susturmasından ve İslam’ın bundan zarar görmesinden endişe eder; O gece rüyasında bir ağacın filiz ve dallarını bir domuzun yediğini görür. Domuz, gövdesi hariç bütün ağacı yer. Ağaçtan bir aslan yavrusu zuhur eder ve domuzu öldürür.
Rüyanın görüldüğü sabah Ebu Hanife Hammad’ın yanına gider, hocasını ateistle yapılan münazaralardan dolayı son derece üzüntülü görür. Münazaralar ve görülen rüya Hammad’ı etkilemiştir. Ebu Hanife (r.a.) hocasının gördüğü rüyayı şöyle tevil eder: “Elhamdülillah, domuz o muzır ateist; ağaç ilim; dalları sizin dışınızdaki alimler, gövde siz, ondan doğan aslan yavrusu ben; ve ben Allah’ın yardımıyla o ateistin hakkından geleceğim.”
Bu teville hocasına moral veren Ebu Hanife (r.a.) onunla birlikte münazaranın akdedileceği camiye gider. Ateist minbere çıkar ve tartışacağı kişiyi ister. Çocuk olduğu halde karşısına Ebu Hanife çıkar. Ateist yaşına bakarak onu küçük görür. Ebu Hanife: “Yaşla insanları kıymetlendirmeyi bırak da ne söyleyeceksen onu söyle.”der. Ateist Ebu Hanife’nin cesareti karşısında dona kalır. Belli bir zaman geçtikten sonra kendini toparlar ve Ebu Hanife’ye: “Başı ve sonu olmayan bir şeyin mevcudiyeti nasıl mümkün olur?” diye sorar. Ebu Hanife:
– Sayı sistemini bilir misin?
– Evet.
– O halde söyle bakalım “bir” sayısından önce ne vardır?
– O ilktir ondan önce sayı olmaz.
– Mecazi manada “bir” olan sayıdan önce bir şey olmaz da gerçek anlamda “bir” olan Allah Tela’dan önce nasıl bir şey olur?!
Ateist bu cevaba karşılık veremeyince yeni bir meseleye geçer ve Ebu Hanife’ye;
“Hiçbir şeyin yönlerden hali olmadığını, bu durumda –haşa- (Allah Teala’nın da bir yönünün olması gerektiğini) Onun (c.c.) görünüşünün hangi yöne doğru olduğunu” sorar. Ebu Hanife (r.a.):
– Lambayı yaktığında ışığı hangi yöne doğrudur.
– Işığı alma noktasında bütün yönler eşittir.
– Mecazi ışığın durumu bu ise, göklerin ve yerlerin ebedi ve daimi nuru Allah Teala nasıl olur? Onun yönlerden münezzeh olması evleviyetle gereklidir.
Ateist bu cevaba da karşılık veremez ve yeni bir bahis açar. Ebu Hanife’ye hitaben şöyle der: “Mevcut olan her şey için bir mekan olmadır. Madem Allah vardır o halde nerededir?” Ebu Hanife ateiste karşılık verme yerine etraftakilere emredip meclise süt getirtir. Ardından da ateiste: “Bunda yağ var mı?” diye sorar. Ateist “Evet” diye karşılık verince Ebu Hanife Şöyle der:
– Yağ sütün neresindedir?
– Belli bir yerle sınırlı değildir.
– Varlığı geçici olan bir şeyin durumu böyle olursa yer ve göklerin yaratıcısı ebedi ve sonsuz olan Allah Teala’nın durumu nasıl olur?!
– O ne ile meşguldür?
– Sen bütün bu soruları minberde iken sordun. Ben de onlara cevap verdim. Şimdi sen yere in, minbere ben çıkayım.
Ateist iner ve Ebu Hanife söylediği gibi minbere çıkar. Ardında da ateistin sorusunu yanıtlar: “Minberde senin gibi yaratanı, yaratılanlara benzetenler olduğunda onu indirir; yerde de benim gibi muvahhitler olduğunda onları oraya çıkarır. ‘O her an yeni bir ilahi tasarruftadır.’[22] Dehri şaşırır; Tek kelime konuşamaz.[23]

Kaptansız Gemi
Allah Teala’nın varlığını inkar eden dehriler tartışmak için yanına geldiklerinde onlara size gelip şöyle bir olay anlatan adam hakkında ne dersiniz: “Ticaret eşyaları ve yüklerle dolu bir gemi gördüm. Ki o denizin derinliklerinde birbirine çarpan dalgalar ve çeşitli yönlerden esen rüzgarlardan oluşmuştu. Onu sevk eden denizci ve kaptan olmaksızın düzgün bir şekilde fırtınada gidiyordu?”
Ne dersiniz akıl böyle bir hadiseyi onaylar mı? Ateistler:
– Hayır. Akıl böyle bir hadisenin olmasına imkan vermez.
– Sübhanellah. Akıl, geminin kendiliğinden oluşmasına ve kaptan olmadan gitmesine imkan vermez de, nasıl farklı halleriyle şu dünyanın kendiliğinden yaratılıp idare edilmesine onay verir?![24] Bir gemi kendiliğinden meydana gelemez de şu muazzam kainat nasıl tesadüfen oluşabilir?!
***
Nassları anlamada zafiyeti olan fakihler, İslam’ın hakikatini tahrif eden sapık kelamcılar ve yaratılış gerçeğini reddeden dehriler Onun (r.a.) karşısında ya hakikate teslim oldular ya da susmak zorunda kaldılar.

 

Neden Namaz Kılamıyorum?

Neden Namaz Kılamıyorum?

21 Eylül 2020 admin 0

Kulun kıyamet günü Allah (c.c) tarafından hesaba çekileceği ilk ameli namazıdır. Günde 5 vakit farz kılınan namaz ibadetini eda etmek isteyen kimseleri namaza teşvik edecek

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

Tesettürlü Kızlar Çirkin midir?

18 Eylül 2020 admin 0

Tesettüre girdikten sonra kızlar kendini genellikle çirkin hisseder . Peki bunun sebebi nedir ? CEVABI ve ÇÖZÜMÜ Videoda… Birisi size şöyle derse; “Tesettür sana birçok

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*