Ne Zaman Su İçmeliyiz? | www.corek-otu-yagi.com

 

Burada esas olan suyun yavaş yavaş içilmesidir. Suyun miktarına göre yudum sayısı arttıırlabilir ve azaltılabilir. Suyu üç yudumda içmek sonunda “Elhamdülillah” demek; su içmenin adaplarındandır. Peygamberimiz (asm) buyuruyor:

“Suyu çocuğun memeyi emmesi gibi için. Depodan doldurur gibi içmeyin. Ondan ciğer hastalıkları zuhur eder.”

Efendimiz (asm) suyu ve diğer meşrûbâtı üç nefeste içer (Buhârî, Eşribe, 26)ve bu husûsta da şöyle buyururdu:

“Deve gibi bir nefeste içmeyin. İki veya üç nefeste için. Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin; içtikten sonra da «elhamdülillah» deyin!” (Tirmizî, Eşribe, 13)

Peygamber Efendimiz (asm) suyu üç nefeste içmenin faydalarını şöyle açıklamıştır:

“1. Üç nefeste içen kimse suya iyice kanar, böylece susuzluğu teskin edilmiş olur.

2. Suyu üç nefeste içmek sağlığa daha uygundur.”(Müslim, Tahâret, 65; Eşribe, 121)

Suyun mideye azar azar inmesi hâlinde insanın vücut yapısı, onu hemen ihtiyaç duyulan yere sevk eder. Çok miktarda suyun birden hücûmu hâlinde ise vücut, dengesini kaybederek vazîfesini tam olarak yapamaz: Üşüyen bir kimse midesine âniden inen suyun soğukluğu ile daha da üşür; harâretli vücut da bir anda gelen çok suya karşı tepki gösterir ve suyun serinliğinden tam olarak istifade edemez. Yavaş yavaş ve azar azar içilmesi durumunda ise bu gibi zararlı durumlar söz konusu olmaz.

Bir şey içerken, meşrûbâtın içinde bulunduğu kaba herhangi bir sebeple üflenmesi de uygun görülmemiştir. Ebû Saîd el-Hudrî’den rivâyet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (asm) içilecek şeylere üflemeyi yasaklamıştı. Bir adam:

“Kaba çerçöp düştüğünü görürsem ne yapayım?” deyince:

“Düşen şeyi dök!” buyurdu. Bu defa adam:

“Bir nefeste içince suya kanmıyorum.” dedi. Resûl-i Ekrem de:

“O takdirde su kabını ağzından çek! (Üç yudumda iç!) ”buyurdu. (Tirmizî, Eşribe, 15)

Selam ve dua ile…

Su içmek için genellikle ağzımızın kurumasını bekleriz. Dr. Batmanghelidj’e göre bu aslında son belirtilerden biri. Dr. Batmanghelidj bu konuyu şöyle açıklıyor:

“Kuru ağız, sıvısız kalmanın tek belirtisi değildir ve susamayı beklemek yanlıştır. Bedendeki acı, bedenin suya ihtiyacı olduğuna dair bir kriz çığlığıdır. Susuzluğun giderilmesi gerekir. Bedeniniz yeteri kadar su almadığında ağrınız varsa bu, sıvısız kaldığınızın bir belirtisidir.”

Uyandığınızda, bol su içmek önemlidir; çünkü beden uyurken terleme ve nefesi dışarı vermenin yarattığı buharlaşma gibi işlemlerle su kaybeder. Dolayısıyla gece yatağa girmeden önce su içmek de iyi bir fikirdir. Sabahları bedene bir “aşı” yapmış gibi olur, üstelik bunu kolaylıkla hazmedilecek sıvı şeklinde yapar.

Suyun, gün boyunca düzenli bir biçimde içilmesi gerekir; böylece, tuz ve sıvı seviyeleri her zaman dengeli kalır. Bu nedenle yanınızda sürekli bir şişe su taşımanız tavsiye olunur. Bedeninizin aşırı susuz kalma belirtileri göstermesini beklemek yerine (kuru bir ağız, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi), vücudunuzu susuz bırakmamayı hedefleyin. Buna başladıktan sonra bedeniniz, zamanla sıvı alımı seviyelerindeki en ufak bir düşüşü bile fark edecek, hatta beyne bir sinyal bile yollayacaktır. Bu, bir kriz çığlığı olmayacak; daha çok, “Şişeden bir yudum al, senin için faydalı.” diye fısıldayacaktır. Bu mesajı aldığınızda, su içmeyi daha sonraya ertelemeyin. Çünkü “susamayı bekleme” oyununda tek kaybeden olur; siz!

 

Yemek yemeden yarım saat önce bir bardak su içmek bedene, hidroliz işlemi aracılığıyla yiyecekleri etkin bir biçimde parçalamasını sağlayacak sıvıyı temin eder. Yemek yedikten sonra, 2 saat boyunca çok fazla su içmekten kaçınmak en iyisidir, çünkü su sindirim asitlerini sulandırır ve midede bir yiyecek ve su havuzu oluşturur.

Suyun kan yoğunlaşmasını engellemesi ve sindirime yardımcı olması için, esas olarak yemeklerden önce içilmesi gerekir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*